Sayın Başkan,
Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Kemal Cingöz
Diyorsunuz ki: “Esnafın bizden zam talebi yok.”
Ben düşünüyorum… Siz mikrofonun önünde dimdik duruyorsunuz; ben ise kendi aklım ve vicdanımla hesap yapıyorum: Bu söz gerçekten bir fark yaratıyor mu, yoksa sadece görünür olmak ve konuşulmak için mi söylendi?
Merak ediyorum: Bu açıklamayı yaparken çözüm üretmeyi mi düşündünüz, yoksa sahne ışıkları ve manşetler için mi konuştunuz?
“Esnafın %90’ında nakit yok” dediğiniz bir şehirde, bu cümle size içtenlikle rahatlık veriyor mu?
Yoksa bu ifade, yalnızca makamın yüksekliğini hatırlatmanın bir yolu mu?
Siftahsız kepenk kapatanlar var.
Geceleri hesap yapanlar var.
Borcu borçla kapatmaya çalışanlar var.
Siz yüksek sesle bir cümle kuruyorsunuz. Gerçekten bu söz onların yükünü hafifletiyor mu, yoksa sadece alkış mı topluyor?
Ve size açıkça soruyorum:
Görevinizi yerine getirirken bu tabloyu gerçekten göz önüne aldınız mı?
Kaç kez sahaya indiniz, kaç kez somut müdahalede bulundunuz?
Kaç sorunu gerçekten çözdünüz?
Asıl merak ettiğim başka bir mesele daha var:
Daha önceki yazıma neden cevap vermediniz?
Soruların ağırlığı mı zor geldi?
Yoksa cevap vermemek, mikrofon önünde konuşmaktan daha mı kolay?
Soruları görmezden gelmek bir strateji midir, yoksa sorumluluktan kaçmanın konforlu yolu mu?
Belki de cevap vermemek, “Ben yükseliyorum, sorularla değil sahneyle ilgileniyorum” demektir.
Ama şu soruyu sormadan geçemem: Bu tavır size gerçekten iç huzuru veriyor mu?
Sadece konuşmakla vicdan rahatlar mı?
Yoksa görev bilinciyle yük taşımakla mı ölçülür sorumluluk?
Mesele maaş almak ya da mevzuata sığınmak değildir.
Mesele, görev bilinci ile vicdanı birleştirip sorumluluk üstlenmek ve gerçekten fark yaratmaktır.
Ve son kez soruyorum:
Bu sözünüz gerçekten bir etki mi oluşturdu, yoksa sadece görünür olmak için mi söylendi?
Çünkü sözün gücü, yalnızca söylenmiş olmakla değil, hayata dokunmakla ölçülür.
Vesselam.
























