Ar damarı çatlamış insan… fark eden var mı hâlâ? Zaman, arsızlara altın tepside sunuyor fırsatlarını; arlıların yükü ise taşın altında eziliyor. Utanmayı bilenler hep kayıp; utanmayı bilmeyenler her boşluğu dolduruyor. Dal budak salıyorlar, kökleniyorlar; arlı hep geri çekiliyor, arsızın bahtı açılıyor. Açıldıkça hayâsızlık norm hâline geliyor.
Bu çağda utanmak suç, arsızlık ise kazanç. Edepsizler her köşe başında boy gösteriyor, adalet bir köşede unutulmuş bir masal gibi. Sözde düzen, gerçekte arsızın cennetine hizmet ediyor. Ve unutmayalım: her susan göz, bir ar damarı çatlamış demektir.
Ama utanmak, hayâ etmek, yüzü kızarmak… bunlar zayıflık değil, insanın özüdür. Utanan, özüne döner; utanmayan, insanlığını ve ruhunu kaybeder. Ar damarı çatlamış olanın önü açık. Cesaret değil, arsızlıkla beslenir. Çevresini kirletir, havayı boğar, vicdanı örter.
Biz ise bu dünyaya temiz geldik. Fıtratımız saf, başlangıcımız insan. Yolculuğumuzu da insan olarak tamamlamalıyız. Zorluklar bizi yoğurur, sınar, büyütür; ama insanlığımızı kaybetmek, kaybolmak demektir.
Ve unutmayalım ki, insan sadece kendi için değil, gelecek için de sorumludur. Çocuklarımızın gözlerinde gördüğümüz umut, bizden daha iyi bir dünya bekliyor. Onlara bırakacağımız miras, ar damarımızın sağlamlığıyla ölçülür. Eğer biz utançtan, edep ve hayâdan vazgeçersek, onların yolu karanlık olur. Dimdik durursak, arkadan gelen nesiller bize bakıp cesaret bulur, insan olmayı öğrenir.
Zamana inat, arsızlığa inat, ahlaksızlığa inat, biz arımızı, onurumuzu ve ruhumuzu korumak zorundayız. Çünkü insanlığın çıpası, ar damarındadır. Temiz vicdanımız, dimdik duruşumuz ve utanmayı bilmemiz, bize ve geleceğe ışık olur.
Her ar damarı çatlamışın hikâyesi bir uyarıdır. Toplumun damarlarında akan kir, vicdan pınarını tıkayan taşlar… Bunları görmezden gelmek, geleceği karartmaktır.
Unutmayalım: İnsanlık sadece yaşamakla değil, yaşadığı hayatla iz bırakmakla ölçülür. Bizim izimiz, kırılmamış ar damarımız, temiz vicdanımız ve dimdik duruşumuzdur. Kimseye ödün vermeyiz. Kimseye teslim olmayız. Zaman ne kadar arsız olursa olsun, biz insan olarak durduğumuz sürece insanlık kaybolmaz.
Ve son söz: Ar damarı çatlamışlar ne kadar çoğalırsa çoğalsın, biz dimdik durdukça insanlık direnmeye devam eder. Çünkü insan olmanın en temel ölçüsü, sınırda bile doğru durabilmektir.
Vesselam...