ESAS VE USUL
Güzel vatanımızın dört bir yanında, devlet millet el ele, hep birlikte gönül gönüle BÜYÜK GÜÇLÜ TÜRKİYE ülküsünde çalışmalar yaparken; sokaktaki meczuptan, eli nasırlı esnaftan, teni toprak kokan çiftçiden, dağda otlak yaptıran, kalbi ile Rabbi arasında köprü kurarak kendini yalnız hissetmeyen çobandan; ölmeden yerin altında onuru ve şerefi ile çalışan, yüzü pak, alnı ak kara elmas çıkaran madenciden; sabahın köründe rızkını kazanmak için denizin çılgın dalgalarına direnen balıkçıdan; ömrünü eğitime adamış bilim insanından; günde beş vakit Rabbine sadakatini gösteren alimden; edep adap ile aile terbiyesi almış gençlerden, insanım diyen, insanlığını bilen herkesten çok şey öğrendim.
Öğrendiklerimi öğretenlere olan saygım gereği, İnsanlıkla paylaşmak adına NEFSİM VE ÖMRÜM adlı kitabımı yazmaktayım.
İhtirası ve nefsi yüzünden fani alemde KAZIK çakma derdinde olanların; kârlılık deyince akıllarına riyakârlık, sahtekârlık, hilekârlık gelenleri gördüm.
Baki alemde huzurlu yaşamak için helalinden RIZIK peşinde olanların dillerinden samimiyet ile dökülen şükürlerine de şahit oldum.
Resimde kitabım önünde olan kişi, Çocuk Esirgeme Kurumlarında büyümüş, devlet sahip çıkmış, okutmuş. Öğretmen olmuştu.
90 lı yıllardı, Güzel yurdumuzun gönlü güzel insanlarının yaşadığı peygamberler şehri Diyarbakır’ın küçük bir ilçesinin köyüne atanmıştı.
Yurdunun çocuklarının iyi eğitim alıp okumaları, ülkelerine, şehirlerine ve insanlığa faydalı bireyler olmaları için elinden geleni aşkla yapacaktı.
Yaşadığı talihsiz bir kaza ile malulen emekli olmuştu.
Çok sevdiği mesleğini yapamamanın derin üzüntüsü onu meczup yapmıştı.
Son kitabımda yazacağım hatıralarımdan bir anımı paylaşmak istedim
Malulen emekli olan hocamla nadiren olsada bir araya gelir, sohbet ederiz.
Kendisine verdiğim kitabım yanındaydı.
Kitabıma baktı ve şu ifadeleri kullandı:
“Bahaddin, ne kadar zorda kalsan da edebini bozma. Adabını koru. Nefsinin esiri olma. ESAS’tan taviz vermeden, tebliğde USUL’e dikkat et.”
Etkilenmemek mümkün değildi.
Öğretmenliğini saf ve temiz dünyasında hâlâ devam ettiriyordu.