KARDEŞ KARDEŞ GEÇİNMEK VARKEN..!

Bahaddin Özbuğutu

06-10-2026 12:19

 

İnsanlığın başına gelen kötülüklerin birçoğu, “tarafsızım” anlayışı içinde etliye sütlüye karışmayan, “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyenlerin çoğalması ile olmuştur.

Tarafsız görünmeyi “başım ağrımasın” anlayışı içinde değerlendiren insan için nefsinin esiri olmak çok kolaydır.

Bu sebeple insan ya doğrudan yana ya da nefsinin esiri olarak yaşayıp yanlıştan yana taraf olur.

İnsanın bizzat şahit olmadığı, emin olmadığı konularda tarafsız kalması ise erdemli bir davranış biçimidir.

Büyüklerimizden öğrendiğimiz kıymetli öğütler vardır.

“Tarafsızlığınız birinin haksız yere suçlanmasına sebep olacaksa, suçsuzu kul nezdinde suçlu yapacak ise bu hâl şeytanla iş birliği hâlidir.” derlerdi.

“Cezayı verenin ve haksızlığa uğrayanın vebali, yalan konuşup iftira atandan daha çok sizin olur.” diyerek nasihat ederlerdi.

Son günlerde sosyal medyanın baskısı ile kamuoyu birçok konuda etki altında kalmakta, kimileri bu baskıları siyasal görüşü ile ele alarak objektif davranamamakta.

Kimileri şahsi kaygıları ve korkuları sebebiyle fitne yaparak ortamı daha fazla germeye gayret göstermekte.

Kimileri uğradığı onca haksızlığa rağmen, “imtihan dünyasındayız” düşüncesi ile ilahi adaletin er geç tecelli edeceği inancı içinde sabrı ve sükûneti tercih etmekte.

Savaşların, salgın hastalıkların dünyada oluşan, ülkemize yansıyan etkilerini düşünenler ise, ülkemizde meydana gelen sel, yangın, depremler, darbe girişimleri ve terör eylemlerinin ülkemiz ekonomisine verdiği zararların büyüklüğünü değerlendirerek kanaat getirmekte.

Herkes için yanlış olması gerekenler bazı kesimler için doğru, herkes için doğru olması gerekenler ne yazık ki bazı kesimler için yanlış olarak savunulmakta; bu durum, toplumsal menfaatlerin korunması doğrultusunda birlik içinde hareket edilmesine zarar vermektedir.

Hâlbuki evrensel anayasada doğrular ve yanlışlar açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir.

İnsanların başına gelen kötülüklerin çoğunun nefsinden olduğunu bilen âlemlerin Rabbi, ayet ile durumu şöyle belirtmiştir.

Nisa ﴾79﴿
Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.

Nefis konusunu çok güzel özetleyen, okurken animasyon gibi gözümüzün önüne gelen, sonu aslında çok düşündürücü olmasına rağmen tebessüm ettiren bir hikâye ile yazımı sonlandırmak istedim.

Aynı kümeste kalan, biri çok iri, biri çok daha ufak, zayıf iki tavuk varmış.

Kümeste volta attıklarında iri tavuk, zayıf tavuğa sürekli göğsü ile vurarak sersemletirmiş.

Zayıf ve çelimsiz tavuk bir gün iri tavuğa, “Tavuk kardeş, her seferinde bana göğüs vurup canımı yakıyorsun. Şurada topu topu iki kişiyiz; kardeş kardeş geçinmek varken nedir bana ettiğin eziyet? Ben de olmasam yalnız başına nasıl geçecek bu hayat? Tamam, kabul ediyorum, benden iri ve güçlüsün. Artık benimle uğraşmayı bıraksan daha güzel olmaz mı?” demiş.

Büyük tavuk, “Yahu, ben senden güçlü ve iri olduğum için mi böyle olduğumu düşünüyorsun?” demiş. Cılız tavuk, “Başka ne olabilir?” diye cevap vermiş.

Büyük tavuk, “Peki, yarın kümesten çıkınca sana neden olduğunu göstereceğim.” demiş.

Sabah çıkar çıkmaz köyün bakkalının kapısına gidip kafayı uzatmışlar.

Büyük tavuk sormuş: “Bak bakalım, içeride ne görüyorsun?” Küçük tavuk, “Her şeyi görüyorum.” demiş.

Büyük tavuk, “Yumurtalarımızı görüyor musun?” deyince küçük tavuk, “Görüyorum, ne olmuş?” diye cevap verince büyük tavuk, “Bak bakalım, benim yumurtam nerede, seninki nerede?” demiş.

Küçük tavuk, “Senin yumurtan tezgahta, saman içinde; benimki yerde, kâğıt üstünde. Bu mu senin havan?” demiş.

Büyük tavuk kızarak, “Sen aptalsın, hâlâ neden senden üstünüm anlamadın. Bak, benim yumurtam yüz kuruş, senin yumurtan yetmiş beş kuruş.” deyince küçük tavuk gülerek kümese doğru yola koyulmuş. Büyük tavuk, şaşkınlık ve sinirle küçük tavuğun önünü kesmiş: “Sen benimle alay mı ediyorsun?” demiş.

Küçük tavuk, “Alay etmiyorum ama düşünüyordum: Her yumurtladığımda ben tık diye çıkarıyorum. Ama senin her yumurtladığında neden yırtılana kadar bağırdığını şimdi anlıyorum.” demiş.

“Yahu, şu üç günlük dünyada 25 kuruş için kendini yırtmaya değer mi?” diyerek noktayı koymuş.

Sağlıkla kalalım, aklıselim yaşayalım inşallah.

DİĞER YAZILARI MİRAS 01-01-1970 03:00 İMTİHAN DÜNYASI 01-01-1970 03:00 SENİ GİDİ ÇAKAL..! 01-01-1970 03:00 ELE VERİRLER TALKINI (TELKİNİ), KENDİLERİ YUTAR SALKIMI… 01-01-1970 03:00 DOZER OPERATÖRÜ KAPLAN 01-01-1970 03:00 LİDERİ TANIMAK. İNSİYATİF ALMAK. ( 1 ) 01-01-1970 03:00 ŞUURLU İNSAN. 01-01-1970 03:00 BARIŞ SÜRECİ Mİ, ŞEFKAT ELİ Mİ? 01-01-1970 03:00 BÜYÜK TEHLİKE: TAKİYYE! 01-01-1970 03:00 ÇAKALIN HÜKMÜ..! 01-01-1970 03:00 ESAS VE USUL 01-01-1970 03:00 Kızdırmak gerek! 01-01-1970 03:00 REİS VE ROMAN KARDEŞLERİ. 01-01-1970 03:00 La-mekân ve Mekân 01-01-1970 03:00 SAVUNMA SANAYİİ. MİLLİ YERLİ TEKNOLOJİ. 01-01-1970 03:00 Cennet pahalı değil… Cehennem lüzumsuz değil..! 01-01-1970 03:00 HER YIL SONU! 01-01-1970 03:00 ÖVME,GERME, SABRET! 01-01-1970 03:00 GİZLİ TEHLİKE : KARBONMONOKSİT ! 01-01-1970 03:00 MİLLİ İRADE BİRLİĞİ, MİLLİ ÜRETİM SEFERBERLİĞİ. 01-01-1970 03:00 İTİBAR SUİKASTLERİ. 01-01-1970 03:00 KİTAP İNSAN kadar, İNSAN KİTAP kadar kıymetlidir. 01-01-1970 03:00 *SİLAHIN KININDAN ÇIKMASIN…* 01-01-1970 03:00 KATİL DEVLET DEĞİLİZ 01-01-1970 03:00 ONLAR ŞEHİT, BİZ ŞAHİT… 01-01-1970 03:00 NE GÜZEL BUYURMUŞ .! 01-01-1970 03:00 VALİZ..! 01-01-1970 03:00 HADDİ AŞMAK.. 01-01-1970 03:00 PİŞMAN OLMAK 01-01-1970 03:00 MİLLET DEVLET SİYASET 01-01-1970 03:00 BİR PAKET ZEHİR VERİRMİSİN...! 01-01-1970 03:00 *DAVETÇİLER.!* *İCABET EDENLER...* 01-01-1970 03:00 KEFENİMİZİ GİYDİK GELDİK. 01-01-1970 03:00 ANLAMLI MİRAS: MAKAS ! 01-01-1970 03:00 HZ. İBRAHİM VE KURBAN 01-01-1970 03:00 ATATÜRK VE UCUBE HEYKEL. 01-01-1970 03:00 KEPÇENİN TERSİ, HAYAT DERSİ 01-01-1970 03:00 KEPÇENİN TERSİ, HAYAT DERSİ 01-01-1970 03:00 OPORTüNiST KAPİTALİSTLER. 01-01-1970 03:00 ORİJİNAL MARJİNALLER 01-01-1970 03:00